Neden İzmir

İstanbul’a, Beyoğlu’na olan tutkum neredeyse otuz yıllık. Nurcan teyzemin bir akşam götürdüğü Balık Pazarı Mercan’da midye-bira ikilisiyle başlayan ve geceyi devam ettirdiğimiz Beylerbeyi Parkı’nda şarabî o akşamdan sonra İstanbul’da yaşamaya karar vermiştim. Yaşadım da… Sonra altı yıllık Urfa macerası ve dönüş.

Beş yıl sonraya -2013’e- yaptığım, işi iyice öğrenip dükkân açma planlarını, kimi sebeplerle öne alınca, İngilizce konuşanların âşık olmak için kullandıkları “fall” fiiline icap ederek Aslıhan Pasajı’na düştüm!

Ve on yılı aşkın bir süre İstanbul Beyoğlu’nda, Aslıhan Sahaflar Çarşısı’ndaydım. Çok güzel günlerim oldu; pek çok insandan pek çok şey öğrendim; harika-rezil, mutlu-mutsuz, paralı-parasız, eğlenceli-sıkkın günler ve geceler geçirdim; hayatıma arkadaş, yoldaş, kaderdaş, kadehdaş, duygudaş çok insan katıldı, çoğuyla hâlâ aynı yollarda yürüyor, kimiyle yol ağızlarında rastlaşıp selamlaşıyorum.

Ama bir süredir işime dair ağzımın tadı kaçmıştı. Beyoğlu’nda Pera eksilmiş, kültür sanat hayatı zayıflamış; Gezi Direnişi’nden sonra sokaklarında ağır silahlı üniformalı kişilerin dolaştığı, köşe başlarında zırhlı araçların, Maksem’in önünde Tomaların durduğu bir güvenlik bölgesi hâline dönüştürülmüştü; dolayısıyla pasaj ve dükkânlar sakinleşmiş, Beyoğlu’nun gediklileri (Bizon Murat bile!) Kadıköy ve Beşiktaş’a sığınmışlardı.

O dönem annemin hastalığıyla ilgilenmek gereği ortaya çıkınca geçici olarak Manisa’da yaşamaya başladım. Dolayısıyla daha önceden kısa sürelerle geldiğim, bazen kitap fuarları için konuk olduğum İzmir’e daha sıklıkla yolum düşmeye ve birkaç yıldır kafamda dönen “İstanbul’dan başka nerede işimi yapabilirim?” sorusu cevabını bulmaya başladı. İzmir güzel çünkü: Her şeyden önce sürekli gözünün önünde salınan; binaların, yolların, ıvır zıvırın kapatmadığı denizi var! Okuru nitelikli, okuma oranı yüksek, sahaf kültürü yolun başında olsa da yerleşecek. Eh burada da arkadaşlarım mevcut, ilk günden beri ahbap sıkıntısı çekmedim.

Hâl böyle olunca yeniden kitaplar topladım, dergiler buldum, belgeler biriktirdim; derken, önce evimi tuttum, sonra da ev bulmaktaki şansımın devam etmesiyle Küçükyalı’daki bu güzel dükkânı kiraladım. Mesleğime dair yapmak istediğim işler, bir şeyler üretme arzum, dükkânı İzmir’de kültürel bir meclis yapma hedefim var. Dükkân artık açık, kapılarını okura açtım; yakında hem bu sayfada hem başka satış mecralarında kitaplarım da görünür olacak. Daha ne isterim?

Bundan sonra, pruva neta!

 

 

Not: Görseller 25 Ocak 2020 tarihinde açılışını yapacağım İzmir’deki yeni Hermes Sahaf dükkanımdandır.

1 Yorum

Yorum Yap

Your email address will not be published.